Tortikolis Tedavisinde Cerrahi Seçenekler
4639
wp-singular,post-template-default,single,single-post,postid-4639,single-format-standard,wp-custom-logo,wp-theme-bridge,bridge-core-2.6.3,qode-page-transition-enabled,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1200,footer_responsive_adv,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-theme-ver-24.8,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive,elementor-default,elementor-kit-916
 

Tortikolis Tedavisinde Cerrahi Seçenekler

Tortikolis Tedavisinde Cerrahi Seçenekler

Tortikolis Tedavisinde Cerrahi Seçenekler

Başın sürekli bir yana eğik durması, çenenin karşı omza dönmesi ve boyun hareketlerinin kısıtlanması, tortikolisin en görünür bulgularıdır. Tortikolis tedavisinde cerrahi seçenekler, her hasta için ilk adım değildir; ancak doğru zamanda ve doğru endikasyonla uygulandığında boyun hareketini, baş pozisyonunu ve yüz-boyun dengesini belirgin biçimde iyileştirebilir.

Tortikolis, tek bir hastalık adı gibi kullanılsa da altında farklı nedenler bulunabilir. Doğumsal kas tortikolisi en sık görülen tablolardan biridir ve çoğunlukla sternokleidomastoid kasındaki kısalık, sertlik veya fibrozisle ilişkilidir. Bunun yanında boyun omurlarına ait yapısal sorunlar, göz kaynaklı kaymalar, nörolojik hastalıklar ya da erişkin dönemde görülen kas spazmları da benzer bir baş pozisyonuna neden olabilir. Bu nedenle cerrahi karar, yalnızca boyundaki eğriliğe bakılarak verilmez.

Cerrahi karardan önce doğru değerlendirme

Özellikle çocuk hastalarda erken dönemde başlanan germe egzersizleri, fizyoterapi ve uygun pozisyonlama çoğu zaman etkili olur. Cerrahi, düzenli ve yeterli süre uygulanmış konservatif tedaviye rağmen belirgin kas kısalığının, kalıcı baş eğikliğinin veya hareket kısıtlılığının devam ettiği durumlarda gündeme gelir.

Muayenede başın eğilme ve dönme derecesi, sternokleidomastoid kasın gerginliği, omuz seviyeleri ve yüzün iki yarısı arasındaki gelişim farkı değerlendirilir. Çocuklarda uzun süre devam eden tortikolis, yüzde asimetriye ve kafa şekli farklılıklarına katkıda bulunabilir. Erişkinlerde ise yıllar içinde gelişen duruş bozukluğu, boyun ağrısı ve sosyal açıdan rahatsızlık veren baş pozisyonu öne çıkabilir.

Hekim gerekli gördüğünde ultrasonografi, röntgen, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemlerden yararlanabilir. Amaç, sorunun gerçekten kas kökenli olup olmadığını ve cerrahiyle düzeltilmesi gereken eşlik eden bir kemik ya da nörolojik durum bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Göz muayenesi ve nörolojik değerlendirme de bazı hastalarda kritik önem taşır.

Tortikolis tedavisinde cerrahi seçenekler nelerdir?

Doğumsal kas tortikolisinde ameliyatın temel amacı, kısalmış sternokleidomastoid kasın gerginliğini kontrollü biçimde azaltmak ve başın orta hatta dengelenmesine imkân vermektir. Uygulanacak teknik; kasın hangi bölümünde kısalık olduğuna, deformitenin derecesine, hastanın yaşına ve daha önce uygulanmış tedavilere göre belirlenir.

Tek uçlu kas gevşetme

Kasın köprücük kemiği veya göğüs kemiğine yakın alt bağlantılarından birinin serbestleştirildiği yöntemdir. Daha sınırlı kısalık bulunan, deformitesi nispeten hafif hastalarda tercih edilebilir. Cerrahın hedefi kası tamamen işlevsiz bırakmak değil, hareketi engelleyen gerginliği yeterli ölçüde azaltmaktır.

Bu yaklaşımın avantajı daha sınırlı bir işlem olmasıdır. Buna karşılık ileri derecede fibrozis veya belirgin iki taraflı kas bandı gerginliği bulunan hastalarda tek uçlu serbestleştirme yeterli düzeltme sağlamayabilir.

İki uçlu kas gevşetme

Sternokleidomastoid kasın hem alt hem üst bölümündeki gergin yapıların serbestleştirildiği tekniktir. Daha ileri deformitelerde veya tek uçlu girişimle yeterli uzamanın sağlanamayacağının düşünüldüğü hastalarda değerlendirilebilir. Özellikle ihmal edilmiş, uzun süredir devam eden tortikolis olgularında başın orta hatta alınması için daha kapsamlı bir düzeltme gerekebilir.

Bu yöntem daha güçlü bir gevşeme sağlayabilse de planlaması ve ameliyat sonrası rehabilitasyonu daha dikkatli yapılmalıdır. Aşırı serbestleştirme boyun konturunda istenmeyen değişikliklere ya da karşı tarafta dengesizlik hissine yol açabilir. Bu nedenle cerrahi düzeltmenin derecesi, ameliyat sırasında boyun hareketleri kontrol edilerek belirlenir.

Z-plasti ile kas uzatma

Bazı hastalarda kasın doğrudan kesilerek serbestleştirilmesi yerine, Z-plasti adı verilen teknikle kas-tendon yapısının kontrollü şekilde uzatılması uygun olabilir. Bu yaklaşım, kas devamlılığını koruyarak uzunluk kazanımı sağlamayı hedefler. Özellikle seçilmiş olgularda boyun konturunun korunması ve daha dengeli bir uzatma elde edilmesi açısından yararlı olabilir.

Her hasta için aynı tekniğin en iyi sonuç vereceği söylenemez. Cerrahinin kapsamı, boyun yapılarının ayrıntılı değerlendirilmesiyle kişiselleştirilmelidir. Amaç yalnızca başı düz göstermek değil, fonksiyonel hareket açıklığını korurken doğal bir boyun hattı elde etmektir.

Erişkin tortikolisinde yaklaşım neden farklı olabilir?

Erişkin yaşta görülen tortikolisin önemli bir bölümü doğumsal kas kısalığından değil, servikal distoni olarak adlandırılan istemsiz kas kasılmalarından kaynaklanır. Bu hastalarda ilk seçenek genellikle botulinum toksin uygulamaları, nöroloji değerlendirmesi, ilaç tedavisi ve fizik tedavidir. Kas gevşetme ameliyatı, distoniye bağlı her baş eğikliği için uygun değildir.

İlaç ve enjeksiyon tedavilerine dirençli, seçilmiş distoni olgularında sinirlere yönelik özel cerrahi girişimler veya beyin pili gibi nöroşirürjik yöntemler gündeme gelebilir. Bunlar, doğumsal kas tortikolisi için yapılan sternokleidomastoid cerrahisinden farklı bir hasta grubuna ve farklı bir uzmanlık planlamasına aittir. Bu ayrım, yanlış tedavi beklentisini önlemek açısından önemlidir.

Ameliyat günü ve iyileşme süreci

Tortikolis ameliyatları genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilir. İşlemin süresi uygulanacak tekniğe göre değişmekle birlikte, ameliyat sırasında boynun düzeltme kapasitesi ve kas gerginliğindeki değişim dikkatle değerlendirilir. Kesiler çoğunlukla boynun doğal kıvrımlarına yakın bölgelerde planlanır; yine de her cerrahi girişimde olduğu gibi iz kalma olasılığı vardır.

Ameliyat sonrasında hafif-orta düzeyde ağrı, boyunda hassasiyet ve hareket ederken çekilme hissi beklenebilir. Bu yakınmalar uygun ağrı kontrolüyle yönetilir. Bazı hastalarda kısa süreli boyun desteği önerilebilir. Ancak kalıcı iyileşmenin temel unsurlarından biri, hekimin planladığı germe egzersizleri ve fizik tedavi programıdır.

Rehabilitasyonun amacı yalnızca ameliyatla kazanılan uzunluğu korumak değildir. Başın doğru orta hat pozisyonunu yeniden öğrenmek, boyun hareketlerini artırmak ve omuz-kuşak dengesini geliştirmek de tedavinin parçasıdır. Özellikle uzun süredir tortikolisi olan çocuklarda ve erişkinlerde, alışılmış postürün düzelmesi zaman alabilir.

Beklenen faydalar ve gerçekçi sınırlar

Uygun hastada cerrahiyle baş eğikliğinde azalma, boyun rotasyonunda artış, daha dengeli omuz seviyesi ve günlük yaşamda daha rahat bir baş pozisyonu hedeflenir. Çocuk hastalarda erken ve doğru tedavi, deformitenin ilerlemesini sınırlamaya yardımcı olabilir. Erişkinlerde ise kasların ve iskelet yapısının yıllar içindeki uyumu nedeniyle düzeltmenin derecesi daha değişken olabilir.

Yüz asimetrisi olan çocuklarda ameliyat sonrası görünüm zamanla daha dengeli hale gelebilir; ancak mevcut asimetrinin tamamen kaybolacağı garanti edilemez. Benzer şekilde, çok ileri olgularda boyun hareketleri önemli ölçüde düzelse de her yönde tam hareket açıklığı elde edilemeyebilir. Bu sınırlar, ameliyat öncesi görüşmede açık biçimde konuşulmalıdır.

Her cerrahi işlemde olduğu gibi kanama, enfeksiyon, yara iyileşmesiyle ilgili sorunlar, belirgin iz, yetersiz veya aşırı düzeltme ve deformitenin kısmen tekrarlaması gibi riskler vardır. Boyun bölgesindeki sinir ve damar yapıları nedeniyle işlemin bu alanda deneyimli bir cerrah tarafından planlanması önem taşır.

Cerrahi zamanlaması neden önem taşır?

Tortikoliste zamanlama, yalnızca hastanın yaşıyla belirlenmez. Kas kısalığının derecesi, fizyoterapiye yanıt, baş pozisyonunun kalıcılığı, yüz gelişimindeki etkilenme ve eşlik eden sorunlar birlikte değerlendirilir. Çok erken cerrahi gereksiz bir girişime yol açabileceği gibi, gereğinden fazla beklemek de deformitenin yerleşmesine neden olabilir.

Bu nedenle en doğru yaklaşım, standart bir ameliyat önerisi değil, ayrıntılı muayeneye dayalı bireysel bir plan oluşturmaktır. Tortikolis cerrahisinde başarılı sonuç; doğru tanı, uygun teknik, titiz rehabilitasyon ve gerçekçi beklentilerin aynı tedavi planında buluşmasıyla elde edilir.

No Comments

Post A Comment

Prof. Dr. Selahattin ÖZMEN, MD, FACS, FEBOPRAS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin